Haleon Türkiye Genel Müdürü Emin Şirvanlı, tüketici sağlığı pazarında değişen beklentileri, güçlenen öz bakım kültürünü, sağlık okuryazarlığının ekonomik boyutunu ve yeni ekosistemde eczacı danışmanlığının stratejik rolünü OTC Plus Dergi’ ye anlattı.
Dijital çağda rehber marka olmak
Haleon Türkiye Genel Müdürü Emin Şirvanlı ile tüketici sağlığı pazarında değişen beklentileri, öz bakım kültürünün güçlenen rolünü, sağlık okuryazarlığının önemini ve eczacı danışmanlığının bu yeni ekosistemde nasıl konumlandığını konuştuk.
Tüketici sağlığı pazarı, artık yalnızca ihtiyaç anında başvurulan çözümlerle değil; günlük yaşamın içinde daha bilinçli, daha kişisel ve daha koruyucu bir sağlık yaklaşımıyla şekilleniyor. Dijitalleşme bilgiye erişimi hızlandırırken, tüketiciler de bağışıklık, ağız ve diş sağlığı, vitamin-mineral desteği ve öz bakım rutinleri gibi alanlarda daha aktif kararlar almaya başlıyor. Bu dönüşüm, markalara bilimsel güveni sade ve anlaşılır bir dille sunma; eczacılara ise doğru bilgiye ulaşmada rehberlik etme sorumluluğu yüklüyor. Haleon Türkiye Genel Müdürü Emin Şirvanlı ile Türkiye’de tüketici sağlığı pazarının yeni dinamiklerini, koruyucu sağlık bilincini ve eczane kanalının bu süreçteki belirleyici rolünü konuştuk.
Haleon Türkiye’nin liderliğini üstlendiğiniz bu dönemde, size göre Türkiye’de tüketici sağlığı pazarının en kritik kırılma noktası nedir?
Türkiye’de tüketici sağlığı pazarındaki en büyük kırılma noktası kesinlikle dijitalleşme ve bilgiye erişim hızımızdaki devrim diyebilirim. Artık karşımızda sadece hastalandığında çözüm arayan pasif bir hasta profili yok; sağlığı hakkında sürekli araştırma yapan, sorgulayan ve dijital platformlardan beslenen çok aktif bir tüketici var.
Bu bilgi akışı, sağlığa bakış açımızı da kökten değiştirdi ve bizi reaktif olmaktan çıkarıp proaktif bir koruma refleksine yöneltti. Tüketiciler artık bağışıklıklarını desteklemek, uyku kalitelerini artırmak veya mental sağlıklarını korumak için internetten edindikleri bilgilerle düzenli adımlar atıyorlar. Günü kurtarmak değil, günü sağlıkla ve iyi hissederek tamamlamak bir öncelik haline geldi.
Ancak bu durum madalyonun sadece bir yüzü. Dijitalleşmeyle gelen bu büyük bilgi bombardımanı, ciddi bir bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor. Sahada çok net görüyoruz; insanlar artık eczaneye genel bir şikayetle değil, sosyal medyada veya arama motorlarında karşılaştıkları spesifik ürün talepleriyle gidiyorlar. Bu durum eczacılarımızın rolünü tamamen dönüştürdü. Onlar artık sadece bir sağlık danışmanı değil, dijital dünyadaki doğrularla yanlışları birbirinden ayıran en güvenilir filtre konumundalar.
Haleon olarak bizim buradaki odak noktamız, insanların bu bilgi karmaşası içinde yollarını güvenle bulmalarını sağlamak. Bilime dayalı portföyümüz ve şeffaf iletişimimizle, tüketicilerin günlük sağlıklarını yönetirken ihtiyaç duydukları güvenilir desteği sunmaya odaklanıyoruz.
AMACA YÖNELİK, KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ VE KORUYUCU SAĞLIK
Bu kırılma noktasından hareketle, Haleon Türkiye için önümüzdeki dönemde büyümenin ana eksenini hangi ihtiyaç alanları oluşturacak?
Bu değişen ve bilinçlenen tüketici profili, bizim büyüme stratejimizin de ana rotasını çiziyor. Önümüzdeki dönemde büyümenin ana eksenini genel çözümlerden ziyade “amaca yönelik, kişiselleştirilmiş ve koruyucu” sağlık kategorileri oluşturacak.
Öz bakım kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte, tüketiciler artık günlük temel sağlık ihtiyaçlarını karşılayan güvenilir multivitamin desteklerini koruyucu sağlık rutinlerinin merkezinde tutuyorlar. Bağışıklık destekleyici ürünler ise artık sadece kış aylarının bir önlemi değil, tüm yıl boyunca sürdürülen rutinlerin bir parçası haline geldi. Ağız ve diş sağlığı da tam bu noktada, öz bakım yolculuğunun en temel ve alışkanlığa dönüşmüş adımı olarak genel sağlığın korunmasında vazgeçilmez bir yer tutuyor.
Özellikle pandemi sonrası dönemle birlikte, sağlığı yönetme biçimimizde çok ciddi bir farkındalık sıçraması yaşandı. Kişiselleştirme ve dijitalleşme ekseninde ise, tüketiciler artık tek tip çözümler yerine; örneğin kadınların ve erkeklerin farklılaşan fizyolojik gereksinimlerine veya yaşa bağlı değişen tempolarına doğrudan yanıt veren spesifik çözümleri bilinçli bir şekilde rutinlerine entegre ediyorlar. Gündelik yaşamın getirdiği yorgunluk gibi durumları artık görmezden gelmiyor; bedensel enerjilerini yüksek tutmak ve aktif bir yaşam sürmek için dijital dünyadan edindikleri bilgiler ışığında çok daha aktif olarak destek arıyorlar.
Haleon Türkiye olarak, tam olarak bu ihtiyaç alanlarına odaklanıyoruz. Hedefimiz sadece raflardaki ürün çeşitliliğini artırmak değil; bilime dayanan güvenilir markalarımızı daha fazla insan için erişilebilir kılmak ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını günlük hayatın bir parçası haline getirmek.
Türkiye’de sağlık okuryazarlığı ile tüketici beklentileri aynı hızda ilerlemiyor. Bu tabloda markaların yalnızca ürün sunan değil, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyor musunuz? Haleon bu dengeyi nasıl kuruyor?
Kesinlikle. Haleon olarak desteklediğimiz “Sağlıkta Kapsayıcılık Endeksi” araştırması bu durumun önemini çok çarpıcı bir veriyle ortaya koyuyor: Araştırmaya göre sağlık okuryazarlığında sadece yüzde 25 oranında bir iyileşmeyle bile Türkiye sağlık sisteminde yıllık 6,3 milyar ABD Doları tasarruf sağlanabiliyor.
Toplumda sağlığı koruma motivasyonu ne kadar yüksek olursa olsun, okuryazarlık düşük kaldığında bu niyet kulaktan dolma bilgilere yenik düşüyor. Yanlış ürün kullanımı veya eksik yönlendirmeler hem bireyin tedavi sürecini aksatıyor hem de sağlık sistemine ciddi bir maliyet olarak geri dönüyor. Bu tabloda sağlık ve tüketici sağlığı şirketleri artık toplum için güvenilir birer “rehber” olmak zorundalar. Biz Haleon olarak bu sorumlulukla hareket ediyor; karmaşık bilimsel verileri, tüketicinin günlük hayatta rahatça anlayabileceği şeffaf ve sade bir dile çeviriyoruz. Bu vizyonu sadece kendi içimizde de tutmuyor, kurucuları arasında yer aldığımız Tüketici Sağlığı Ürünleri Derneği (TÜKSA) çatısı altında da sektörün sağlık okuryazarlığını artıracak ortak adımlarına öncülük ediyoruz.
Tüketici sağlığı ve “öz bakım” dünyasında eczacı danışmanlığının OTC ürünleri üzerindeki etkisi son derece kritik. Haleon Türkiye olarak eczacıları bu ekosistemde nasıl konumlandırıyorsunuz?
Bugün eczaneler, çeşitlenen tüketici profilleri karşısında çok daha stratejik bir konumda. Eczacı artık yeri geldiğinde dijitalden gelen bir bilgiyi teyit eden, yeri geldiğinde ise hasta ihtiyacına en uygun alternatifi belirleyen bir karar verici konumunda.
Bizim de odaklandığımız konulardan biri, eczacılarımızın bu değerli danışmanlık rolünü bilimsel temellerimizle destekleyebilmek. Bu doğrultuda “Haleon Health Partner” platformumuz önemli bir araç işlevi görüyor. Eczacılarımızı ve tüm sağlık profesyonellerini bu platform aracılığıyla güncel klinik veriler, bilimsel materyaller ve eğitimlerle destekleyerek, hastalarına sundukları danışmanlık hizmetine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Onları değerli sağlık paydaşlarımız olarak görüyor; iş birliğimizi onların uzmanlığını yenilikçi ve klinik olarak kanıtlanmış çözümlerimizle beslemek üzerine kuruyoruz. Nihai amacımız, omuz omuza vererek eczaneleri günlük sağlığın proaktif olarak yönetildiği güvenilir birinci basamak sağlık merkezleri olarak konumlandırmak.
Ağız ve diş sağlığı kategorisinde, Türkiye’deki tüketicilerin en fazla bilinç kazandığı alan sizce hangisi; hassasiyet yönetimi mi, diş eti sağlığı mı, yoksa koruyucu bakım mı?
Yakın zamanda Ipsos ve Marketing Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırmasının çıktıları bize ülkemizin ağız sağlığı karnesi hakkında çok net ve çarpıcı veriler sunuyor. Açıkçası bu karneye baktığımızda, niyetimiz ile eylemlerimiz arasında hâlâ kapatmamız gereken ciddi bir mesafe olduğunu görüyoruz. Araştırmanın bize söylediği en kritik çıktı şu: Söylemlerimizle davranışlarımız henüz birbirini tutmuyor. Tüketiciler teoride ağız ve diş sağlığını korumanın önemini ve doğruları bilseler de pratik uygulamada ciddi bir “bilgi ve aksiyon açığı” görüyoruz. Örneğin, temel ağız bakımının kurallarından biri olmasına rağmen toplumun yüzde 49’u, yani neredeyse yarısı maalesef dişlerini günde iki kez fırçalamıyor. Bunun yanı sıra, toplumda sadece sosyalleşmek için dışarı çıkarken diş fırçalayan %6’lık bir “sosyal fırçalayıcı” profili var. Ayrıca, ortalama diş fırçalama süremiz ideal olanın çok altında, yalnızca 63 saniye civarında.
Özetle, dişlerimizi korumaya yönelik niyetimiz yüksek ancak iş bu bilinci eyleme dökmeye geldiğinde ne yazık ki davranışlarımız henüz söylemlerimizin gerisinde kalıyor.
GÜNLÜK TEMPOLARINA UYGUN SPESİFİK ÇÖZÜMLER ARIYORLAR
Vitamin ve mineral pazarında tüketici tercihlerini bugün en çok ne şekillendiriyor?
Vitamin ve mineral pazarında tüketicinin satın alma kararını şekillendiren temel dinamik, artık genel geçer bir yaklaşımdan ziyade, tamamen kişiselleştirilmiş bir “genel iyilik hali” arayışı. İnsanlar artık sağlıklarını çok daha kişisel bir yolculuk olarak görüyor ve doğrudan kendi yaşlarına, cinsiyetlerine, fizyolojilerine veya günlük tempolarına uygun spesifik çözümler arıyorlar. Satın alma sürecine baktığımızda da bu bilinçli arayışı çok net gözlemliyoruz; tüketiciler artık dönemsel paniklerle değil, detaylı bir araştırma süreciyle, tamamen hedefe yönelik ve kendi yaşam tarzlarına en uygun olanı bulmak için hareket ediyorlar. Ancak tüketicinin bu yüksek araştırma motivasyonu, dijital dünyadaki devasa bilgi kirliliğiyle birleştiğinde doğru ürünü bulmayı zorlaştırabiliyor. İşte markaların asıl sorumluluğu tam bu noktada, “popüler olanı” değil “gerçekten ihtiyaç duyulanı” sunabilmekte başlıyor. Biz Haleon olarak bu sorumluluğu; tüketicinin farklılaşan bu ihtiyaçlarını merkeze alan, tamamen spesifik fizyolojilere ve ihtiyaç alanlarına yönelik bilimsel çözümler geliştirmekle yerine getiriyoruz. Aynı zamanda, bu yenilikçi çözümleri eczacılarımızın uzman danışmanlığıyla destekleyerek, tüketicinin bilgi karmaşası içinde kaybolmadan doğrudan kendi bedeni için en doğru kararı almasına rehberlik ediyoruz.
Haleon Türkiye’de önümüzdeki dönemde yeni ürünler, yeni formatlar ya da kategoriyi büyütecek yenilikçi adımlar görmeyi beklemeli miyiz?
Haleon olarak Türkiye pazarında halihazırda son derece geniş ve güçlü bir ürün yelpazemiz var. Ancak Türkiye pazarı, potansiyeli ve dinamizmiyle bugün Avrupa’nın en dikkat çeken pazarlarından biri konumunda. Rakamlara baktığımızda, global ortalamaların çok üzerinde, 6 kat daha hızlı büyüyen, yaklaşık 1 milyar sterlinlik hacme ulaşmış güçlü bir ekosistemden bahsediyoruz.
Türk tüketicisi artık dünyadaki sağlık trendlerini anlık takip ediyor, en yeni ve en etkili çözümlere kendi ülkesinde de erişmek istiyor. Bu dinamik yapı ve yüksek beklenti, inovasyon stratejimizin de en büyük itici gücü. Tüketiciler artık tek tip genel çözümlerden ziyade, kendi yaşam tarzlarına, yaşlarına ve spesifik ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren kişiselleştirilmiş yeniliklere büyük ilgi gösteriyor. Örneğin, bu yöndeki en güzel adımlarımızdan biri olarak yakın dönemde Centrum Men ve Centrum Women gibi; kadınların ve erkeklerin tamamen farklılaşan fizyolojik ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilmiş ürünleri tüketicilerimizle buluşturduk.
Bununla birlikte, tüketicinin çözüm aradığı yepyeni kategorilere de adım atıyoruz. Bunun en güncel örneğini ise güvendiğimiz markalarımızdan Otrivin ile alerji pazarına giriş yaparak gösterdik. Bu hamle, tüketicilerimizin günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları yakından takip edip, onlara en çok ihtiyaç duydukları anda güvenilir çözümler sunma vizyonumuzu yansıtıyor.
Önümüzdeki dönemde de global inovasyon gücümüzü yerel pazarın bu yeniliğe açık vizyonuyla harmanlamaya devam edeceğiz. Özellikle kullanım kolaylığı sağlayan yeni formatlar, pratik ambalajlar ve günlük koşturmaca içerisinde bedeni bütünsel olarak destekleyecek inovatif formülasyonlarla yelpazemizi zenginleştirmeyi sürdüreceğiz.
“Herkes için her gün daha sağlıklı bir yaşam mümkün” vizyonunu Türkiye’de somut karşılığı olan bir yapıya dönüştürmek için en çok hangi alanlarda etki yaratmak istiyorsunuz?
Türkiye’de somutlaştırdığımız bu vizyonun merkezinde, sağlığı ayrıcalık olmaktan çıkarıp herkes için erişilebilir kılmak var. En büyük etkiyi, bireylerin sadece hastalandıklarında değil, günlük hayatlarında da sağlıklarının liderliğini üstlenebilmelerini sağlayarak yaratmak istiyoruz.
Bunun için üç temel alana odaklanıyoruz: Öncelikle portföyümüzle daha fazla insanın spesifik sağlık ihtiyacına çözüm sunmak. İkinci olarak, sağlık okuryazarlığını artırarak tüketicinin doğru kararlar almasını desteklemek. Son olarak da eczacılarımız ve sağlık profesyonelleriyle kurduğumuz güçlü bağlarla, bu çözümlerin tüketiciye en güvenilir şekilde ulaşmasını sağlamak. Temel amacımız, Türkiye’de koruyucu sağlık bilincinin yaygınlaşmasına öncülük etmek.
Sektör Liderlerine Davet Sağlık Okuryazarlığının Geleceğinde Yerinizi Alın
OTC Plus Dergi olarak, dijital bilgi kirliliğinin karşısında doğru sağlık iletişimini ve bilimsel güveni inşa etmeyi kurumsal bir misyon olarak görüyoruz. Haleon Türkiye Genel Müdürü Emin Şirvanlı röportajımızda da vurgulandığı gibi, sektöre rehberlik eden nitelikli içeriklerimizle her ay binlerce eczacıya, sağlık profesyoneline ve endüstri paydaşlarına ulaşıyoruz.
Markanızın koruyucu sağlık vizyonunu, doğru hedef kitleyle buluşturmak ve gelecek sayılarımızda projenizle yer almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
📩 Reklam ve Stratejik İş Birliği: reklam@otcplusdergi.com
📞 İletişim Hattı: 0507 640 25 24
Sosyal Medya: Sektördeki en sıcak gelişmeleri ve bilimsel temelli içerikleri kaçırmamak için bizi LinkedIn ve Instagram üzerinden takip edin.
Tüm hakları saklıdır © OTCPlus Dergi


















