Pelit Duman ile Öz Bakımda Yeni Dönem, Opella Türkiye’nin Bilimsel ve Sürdürülebilir Vizyonu
Opella Pelit Duman, OTC Plus Dergi’ye verdiği bu özel röportajda öz bakımın dönüşümünü detaylandırıyor.
Opella Türkiye Genel Müdürü Pelit Duman, bireysel sağlıktan toplumsal faydaya uzanan öz bakım kavramını OTC Plus Dergi’ye değerlendirdi. Bilime dayalı çözümler, sürdürülebilirlik vizyonu ve çocuklardan yetişkinlere uzanan öz bakım kültürünü ele alan Pelit Duman; Enterogermina® ve Pharmaton® markalarının sosyal etki projeleriyle fark yarattığını vurguladı.
Öz Bakımda Yeni Dönem – Sağlıklı İnsanlar, Sağlıklı Bir Gelecek
Öz bakım, bireysel rutinden çıkıp sağlık sistemlerini etkileyen bir güç alanına dönüşüyor. Opella Türkiye Genel Müdürü Sayın Pelit Duman, bu dönüşümü bilimin rehberliğinde değerlendirdi.
Öz bakım, artık yalnızca bireysel iyi oluşu değil; toplumsal sağlık, sürdürülebilirlik ve bilinçli yaşam tercihlerini kapsayan bütünsel bir yaklaşımı temsil ediyor. Opella Pelit Duman liderliğinde, öz bakımın dönüşen anlamı, bilimle desteklenen çözümler ve bu yolculukta sürdürülebilirliğin rolü, OTC Plus Dergi için özel olarak ele alındı.
Opella Pelit Duman röportajı, öz bakımın yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; aynı zamanda toplumsal bir bilinç hâline geldiğini gösteriyor.
Öz bakım kavramı son yıllarda çok daha fazla konuşuluyor. Siz bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Günümüzde öz bakım, yalnızca kendimize ayırdığımız kısa molalardan ibaret değil. Artık sağlığımızı bilinçli tercihlerle desteklediğimiz, sürdürülebilir bir yaşam yaklaşımına dönüşmüş durumda. Bireyler kendi sağlık yolculuklarında daha aktif rol alıyor; bu da bilime dayalı, güvenilir çözümlerin ve markaların önemini her zamankinden daha fazla artırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre öz bakım; sağlık profesyonelinin doğrudan gözetimi olmadan da erişilebilen, kanıta dayalı müdahaleleri kapsıyor. Bu yaklaşım, birincil basamak üzerindeki baskıyı azaltırken sağlık sonuçlarını da iyileştiriyor.
Biz Opella olarak tam da bu noktada konumlanıyoruz. Amacımız, insanların sağlıklarını kendi ellerine almalarını kolaylaştırmak ve öz bakımı günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirmek.
Opella Pelit Duman, “Öz bakım, hastalık sonrası bir refleks olmaktan çıkıp, sağlık sistemlerini rahatlatan önleyici bir güce dönüşüyor.”
Opella’yı bu alanda farklılaştıran temel yaklaşım nedir?
Opella, dünya genelinde 100’den fazla markadan oluşan güçlü bir portföye sahip. Bu portföyün ortak noktası; bilimi günlük hayata entegre eden, erişilebilir ve güvenilir öz bakım çözümleri sunmak.
Öz bakımın sistemik etkisi de artık çok net: Yapılan çalışmalar, öz bakım uygulamalarının sağlık sistemlerinde yılda yaklaşık 175 milyar dolarlık maliyet tasarrufu ve 72 milyar dolarlık ekonomik katkı potansiyeli yarattığını ortaya koyuyor.
BAĞIMSIZLIK ODAĞI TÜKETİCİYE TAŞIDI
Opella’nın bağımsız bir yapı olarak konumlanması bu yolculuğu nasıl etkiledi?
Opella’nın öz bakım alanına odaklanan bağımsız bir yapı olarak yoluna devam etmesi; daha çevik, daha yenilikçi ve daha tüketici merkezli hareket etmemizi sağladı. Harvard Business Review dergisinde de vurgulanan bu yaklaşım; büyük organizasyonların içinde doğan ancak kendi uzmanlık alanına odaklandığında daha hızlı değer üretebilen yapıları tanımlıyor.
Bağımsızlığımız, yalnızca daha hızlı karar almamızı değil; aynı zamanda tüketici ihtiyaçlarını daha yakından dinleyen, yerel pazarlara daha uygun çözümler geliştiren bir organizasyona dönüşmemizi sağladı. Türkiye’de de bunun somut karşılığını, güven duyulan markalarımız ve artan tüketici memnuniyetiyle görüyoruz.
Öz bakım yolculuğunda sindirim sağlığının yeri sizce neden bu kadar önemli?
Sindirim sağlığı, bireysel iyi oluşun yanı sıra toplumsal farkındalık açısından da çok önemli bir başlık.
Bu alanın küresel ölçekte büyümesi de tesadüf değil. IQVIA’nın 2024 verilerine göre, küresel OTC pazarı %4,6 büyürken, özellikle sindirim sağlığı gibi önleme odaklı kategoriler bu büyümenin lokomotifi oldu. Bu da öz bakımın artık “hastalık sonrası” değil, “önceden önleme” ekseninde kalıcılaştığını gösteriyor.
Bu nedenle Opella’nın sindirim sağlığı alanındaki markası Enterogermina®, yalnızca ürünleriyle değil, sosyal etki odaklı çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Ayrıca Enterogermina®, öz bakım yaklaşımını erken yaşlardan itibaren desteklemeyi hedefleyen projeler yürütüyor. Çünkü sağlıklı alışkanlıkların temeli çocuklukta atılıyor.
“Sağlıklı alışkanlıklar bireysel tercihlerle değil, çocuklukta kazanılan kolektif bilinçle kalıcı hâle geliyor.”
Enterogermina®’nın bu alandaki sosyal etki çalışmalarından biraz bahseder misiniz?
Enterogermina®, 2025 yılında da her Ekim ayında hayata geçirdiği farkındalık çalışmaları kapsamında Manisa, Eskişehir ve İstanbul’da 10 binin üzerinde çocuğa bağırsak sağlığı ve hijyen eğitimi ulaştırdı. Bu program; tiyatro oyunları, uzmanlar eşliğinde hijyen eğitimleri ve çocukların aktif katılım sağladığı eğlenceli etkinliklerle desteklendi. Yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, öz bakım kültürünün yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı olmadığını; topluma yayılan, sürdürülebilir bir değer yarattığını da ortaya koyuyor. Enterogermina®, sağlıklı bir geleceğin temellerinin çocuklukta atıldığına dikkat çekiyor.
Öz bakım yalnızca yetişkinlere mi hitap ediyor? Ailelerin bu yolculuktaki rolünü nasıl görüyorsunuz?
Öz bakım kültürü kesinlikle yalnızca yetişkinlere ait değil. Sağlıklı alışkanlıkların temeli çocuklukta atılıyor. Ebeveynler için çocuklarının büyüme ve gelişim yolculuğunda doğru destekleri seçmek, bu kültürün en önemli adımlarından biri. Bu bakış açısıyla Pharmaton® markamızın 60 yıllık deneyimini şimdi çocuklarla buluşturuyoruz.
Pharmaton® Kiddi® bu yaklaşımın neresinde duruyor?
Pharmaton®, yeni ürünü Pharmaton® Kiddi® ile çocukların büyüme ve gelişim yolculuğuna eşlik ediyor. Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesine ek olarak vitamin ve mineral desteğinin öneminden hareketle geliştirilen Pharmaton® Kiddi®, içeriğiyle çocukların sağlıklı gelişimini çok yönlü olarak desteklemeyi hedefliyor.
Ürünün formülünde yer alan kalsiyum ve D vitamini, kemiklerin normal büyümesine ve gelişimine katkı sağlarken; iyot içeriği normal büyüme süreçlerini destekliyor. Sizin ise sağlıklı gelişim için değerli bir tamamlayıcı olarak formülün önemli bir parçasını oluşturuyor.
3–10 yaş grubuna yönelik olarak konumlanan Pharmaton® Kiddi®, ebeveynlerin çocukları için güvenle tercih edebileceği bir destek olarak öne çıkıyor. Sevimli pembe dinozor maskotu ise çocukların bu süreci daha keyifli ve olumlu bir deneyim olarak yaşamalarına katkı sağlıyor.
Türkiye’de öz bakım konusunda güçlü bir duruş sergileyen Opella Pelit Duman, hem çocuk hem yetişkin sağlığına bütüncül yaklaşıyor.
Güven ve bilimsellik Opella markaları için nasıl bir anlam taşıyor?
Pharmaton®, %94 tüketici memnuniyetiyle yıllardır güvenin simgesi. Bu güvenin arkasında, bilime dayalı ürün geliştirme anlayışı ve tüketici odaklı yaklaşımımız yer alıyor.
Opella olarak hedefimiz; bireylerin ve ailelerin sağlıkla ilgili kararlarında kendilerini daha güçlü ve daha güvende hissetmelerini sağlamak.
Öz bakım ile sürdürülebilirlik arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Biz öz bakımı yalnızca bireylerin sağlığıyla sınırlı görmüyoruz. Opella’nın sürdürülebilirlik stratejisi Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı Toplum ve Sorumlu İş olmak üzere üç kurumsal stratejiyle uyumlu bulunuyor. Öz bakımın da bu stratejik yaklaşımla mümkün olacağı görüşündeyiz.
Ambalajlarımızda kullanılan kâğıt bazlı malzemelerin %97,3’ü sertifikalı veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan geliyor. Üretim tesislerimizin %93,5’inde yenilenebilir enerji kullanıyoruz ve endüstriyel atıklarımızın %96,5’ini geri kazanıyoruz.
Opella Pelit Duman, OTC Plus Dergi’ye verdiği özel röportajda markanın sürdürülebilirlik stratejisini detaylandırdı.
Opella artık yalnızca bağımsız bir şirket değil, aynı zamanda B Corp sertifikasına da sahip. Sorumlu şirket yapısına geçişi tercih etmenizin temel nedeni neydi?
Bağımsız bir şirket olarak ilk önemli adımlarımızdan biri, Opella’nın Global B Corp Sertifikası’nı alması oldu. Bunu başaran ilk küresel tüketici sağlığı şirketiyiz. Bu bizim için yalnızca bir sertifikasyon süreci değil hem insanlar hem de gezegen için sorumlu bir öz bakım anlayışına olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi.
B Corp’u nihai bir hedef olarak değil, sosyal ve çevresel etkimizi sürekli geliştirmeye yönelik bir taahhüt olarak görüyoruz. Öz bakımın, bireylerin sağlığı kadar içinde yaşadıkları çevreyle de doğrudan ilişkili olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle iş yapış biçimimizi yalnızca bugünü değil, geleceği de gözeterek şekillendiriyoruz.
Sürdürülebilirlik stratejimiz üç ana başlık üzerine kurulu: Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı Toplum ve Sorumlu İş. Karbon emisyonlarını azaltmak, atıkları en aza indirmek ve ürünlerimizde döngüsel tasarımı benimsemek bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Aynı zamanda kapsayıcı bir iş yeri yaratmaya, sağlık okuryazarlığını geliştirmeye ve temiz hava ile güvenli su gibi temel ihtiyaçlara erişimi desteklemeye odaklanıyoruz.
Opella Pelit Duman röportajı, bilim odaklı ürün geliştirme süreçlerini de kapsamlı şekilde ortaya koyuyor.
Sürdürülebilirlik yaklaşımınız ürün geliştirme ve tüketiciyle temas noktalarına nasıl yansıyor?
Sürdürülebilirlik bizim için soyut bir kavram değil; ürün geliştirmeden ambalaj tasarımına, tüketiciyle kurduğumuz iletişimden dijital çözümlere kadar her aşamaya entegre edilmiş bir yaklaşım.
Opella ürünleri eko-tasarım ilkeleriyle geliştiriliyor. Bugün ambalajlarımızda kullanılan kâğıt bazlı malzemelerin %97,3’ü sertifikalı veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan geliyor. Bunun yanı sıra esnek ambalajlar, tüpler ve şişeler için biyobozunur malzemeler üzerine çalışmalar yürütüyoruz.
Eko-tasarımı yalnızca ambalajla sınırlı görmüyoruz. Ürün kullanım talimatları, etiketleme ve geri dönüşüm bilgileri de bu yaklaşımın bir parçası. Bu noktada e-etiketleme uygulamalarımız önemli bir rol oynuyor. Elektronik etiketleme sayesinde hem kâğıt israfını azaltıyor hem de tüketicilerin sağlıkla ilgili bilgilere daha kolay, şeffaf ve anlaşılır şekilde ulaşmasını sağlıyoruz.
Türkiye’deki Enterogermina ve Pharmaton gibi markalarımızda da bu yaklaşımı net şekilde görüyoruz. İçerik güvenliği, formül stabilitesi ve bilimsel temellilikten ödün vermeden; ürünlerin çevresel etkisini azaltacak çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Amacımız, öz bakımı herkes için erişilebilir kılarken, bunu sorumlu bir şekilde yapmak.
Sayın Pelit Duman, son olarak eklemek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Öz bakım bugün artık bir trend değil; geleceğin sağlık anlayışı. Bireylerin kendi sağlık yolculuklarında daha aktif rol aldığı bu dönemde, öz bakım çözümleri her yaştan insan için daha da önemli hale geliyor.
Küresel veriler de bunu destekliyor: Öz bakımın hem bireyler hem de sağlık sistemleri için ölçülebilir fayda yarattığı bu dönemde, bu yaklaşımın kalıcı bir dönüşüm olduğu artık çok net.
Biz de Opella olarak, bağımsız yapımızın verdiği güçle, bilimi günlük hayata taşıyan güvenilir öz bakım çözümlerini herkes için erişilebilir kılmaya devam edeceğiz.
Bu röportajda Opella Pelit Duman, bireysel sağlıktan toplumsal dönüşüme uzanan öz bakım vizyonunu OTC Plus Dergi’ye anlattı.
Referanslar: 1-Dünya Sağlık Örgütü NCBI, 2-Insights, 3-Güncel Gıda ve Takviye Edici Gıdalarda Sağlık Beyanları Kılavuzu, 4-Sürdürülebilirlik Raporlaması / Opella
Opella Pelit Duman röportajı, öz bakımın bireyden topluma uzanan etkisini çok yönlü bir şekilde ele alıyor. OTC Plus Dergi’nin sunduğu bu değerli içerik, sürdürülebilir sağlık vizyonuna dair önemli bir perspektif sunuyor ve sektöre katma değer sağlıyor.
Bu haberi ve daha fazlasını OTC Plus Dergi’nin Ocak–Şubat e-dergi sayısında detaylıca okuyabilirsiniz.
-
Reklam ve İş Birliği: reklam@otcplusdergi.com
-
Telefon: 0507 640 25 24
-
Sosyal Medya: Sektördeki en sıcak gelişmeleri kaçırmamak için bizi LinkedIn ve Instagram üzerinden takip edin.
Tüm hakları saklıdır © OTCPlus Dergi

















